11 Aralık 2013 Çarşamba

sessizliğin tarifleri 1

yılın ilk karı yağdığında,
aldığın derin nefesin
içindeki büyük boşluktaki kimsenin
duymadığı yankısı...

24 Temmuz 2013 Çarşamba

iz

hayatımda en beceremediğim şey; UNUTMAK.
her nefeste kalbime bir şeyler batarken hem de.
bu daha önce hiç bulunmadığın şehir
of çekişlerim
ve hatta
kendi kokum
ve çenemin altındaki sakallarım bile
yalnız seni hatırlatırken
bir düşün.


belki kolaydır koşturmak düşüncelerini
diyardan diyara
bana uğramasınlar diye
oyalanıp durmak anlamsızlıklarda

ama ya silmek izlerimi üstünden?

silebilir misin gözyaşlarını silen başparmağımın yanağında bıraktığı izi?

ve kolay mı sanırsın silmek
bir insandan arda kalanları
kalbindeki parmak izlerini mesela
sadece bir kez tutabildiğin elinden kalan
o belli belirsiz ıslaklığı avucundan
ve hatta
usulca yanağından kayan
bir göz yaşının geride bıraktığı
hemen şimdi kurur sanılıp
hiç kurumayan izini?

deniz





bir deniz hasreti ki sorma
hiçbir kadın kokusu dolduramadı
boşluğunu kokusunun
çaresi yok bir özlem, her nefeste
bir umut,
olur ya
egeden kopup gelmiş
firari bir meltemi soluyup
iyot kokusu üflüyorum bozkıra
ne olur tüm denizler sevda koksa
sevdalar deniz...

28 Nisan 2013 Pazar

sessizliğin farklı tarifleri var
her biri ayrı bir sızıyla yazılmış

7 Nisan 2013 Pazar

Hükümsüz


kaybettiğim mısralarım var,
bir kafa karışıklığı sırasında unuttuğum,
dilimin ucundayken
bir kalp ağrısıyla yutkunduğum,
biri emanetti çok eski bir dosta,
geride kalan sızısıdır,
diğerini unuttum bir tanıdıkta
ondan yadigardır bu şaşkınlık avuçlarımda
yollara dağılanları saymıyorum
ki adettendir eksilmek onca sürgünde ve kaçışta

ama inan
en güzel ikisi sende kaldı...

31 Ocak 2013 Perşembe

Yara

kana bulanmış kelimelerden kurtulamıyorum
bir kere başladı mı sonu gelmiyor gerçekten
birbirini takip eden, 
bir öncekini kapatmak için hep daha da büyüyen yalanlar gibi,
her seferinde bu son kadeh diye diye dibine vurulmuş
bitmeyen bir sarhoşluk gibi,
ya da kurtulmaya çalıştıkça daha da karanlıklaşan
zifiri bir yalnızlık gibi

sen bunlardan habersiz "sus" diyorsun ya bana
"canımı yakıyor sözcüklerin" diyorsun
"sen konuştukça benim boğazım düğümleniyor, nefes alamıyorum"
diyorsun,
bilmiyorsun
dudaklarımdan çıkmıyor,
yaramın üzerine bastırdığım  
ellerimin arasından sızıyor kelimeler
durmuyor...