31 Aralık 2010 Cuma

akar zaman

günler geçer anlamadan
birbiri ardına.
kum tanesi gibi değil,
derin bir yaranın üzerine bastırılan
çaresiz bir elin titreyen parmaklarının arasından
oluk oluk akan kan gibi zaman


kaç ay olmuş deşeli kalbimi
birbiri ardına
ustaca hedefe saplanmış sözler
bilinmez...
artık kum saatleri yerine
kan saatleriyle sayıyorum zamanı


kim bilir kaç zamandır içimde
senden kalan
durmadan büyüyen bu açgözlü boşluk
her yeni aldanmayla
genişlemekte
yutarak geride kalanları


ve kaç sözcük çıkmış ağzımdan değersiz,
bir lanet gibi döküldükten sonra dudaklarımdan
en sevdiğim üç hece...