21 Ağustos 2010 Cumartesi

araf

pencereden bir hırsız gibi süzüldü rüzgar
yanında vücudumu ürperten serinliği
ve çocukluk kadar eski bir yaz hatırasıyla
karanlıkta çimen kokuları eşliğinde
tüm dünyanın bulanıklaşıp
yalnız yüzünün belirgin olduğu
rüya zamanlar


birbirini hiç bırakmayacakmış gibi kenetli
ellerimizden kayıp giden
aşk
çocukluk
ve hayaller
ve en nihayetinde
sen ve ben


ey aşk
bundandır nicedir
bir şey tutamamam avuçlarımda
ardında bıraktığın bulanıklıktandır
çarpıp durmam duvarlara
ve yaralarım kan
aklım ruhum sen içinde


şimdi ben yine
gitmekle kalmanın
inanmakla vazgeçmenin
gözlerinle karanlığın arafında
elini tutsam olmuyor
bıraksam yanıyor ellerim

Hiç yorum yok: