25 Mart 2009 Çarşamba

özlem yeşili

sana okumayacağın mektuplar yazmak boşuna
duymayacağını bile bile "canım" demek her nefeste
yinelenmesi bir sabah ayazında aklıma çaktığın kelimelerin
ve boşuna çınlaması kalbimde son sözlerinin

sana göre bitmiştir bir kez kırılan
bana göreyse asla bitmez gerçek olan
ama tartışmak boşuna sen beni duymazken
ve ben duymazken senin kokundan başkasını

sen o kurak kentte kavrulurken
ve seni kavuranın güneş olduğuna
inandırmaya çalışırken kendini
ben bu sisli kentte durmadan ıslanıyorum
üzerime yağan yarla karışık yağmurlarda
ve bil ki yüzümü ıslatan yağmur değil

sanma ki mesafeler küllendirecek içindeki ateşi
sanma yokluğum uzun sürecek
yalnız doğru anı bekliyorum
ve beni her solukta adım adım çekerken kalbin
sanma ki geldiğimde çözülmeyecek bağları yüreğinin

sen unutmuşken zamanı
ben sensiz dünleri sayıyorum
öyle bir beklemek ki bu
gördüğünde tanımayacaksın beni
yüzümde hüzün birikti
gözlerim özlem yeşili

şubat-mart 2009
Yok

7 Mart 2009 Cumartesi

us


hep uslu bir çocuk olduğumdan mıdır acaba
usumun beni durmadan
içten içe
kemirip durması?

4 Mart 2009 Çarşamba

tepe ʞɐןʞɐʇ

tepe
ʞɐןʞɐʇ

olunca
ɯıןʞɐ

sen
uɐʌǝɹ

içinde
ɹɐɹʞǝʇ

düştüm
ɯıʇʞןɐʞ

gözlerinle diriltirken
nɯnɥnɹ

düştün
uǝs

bir vardın
˙˙˙unʇʞoʎ ɹıq

3 Mart 2009 Salı

Sus Pus

Konuşmadan anlaşabilmenin
çakırkeyifliğiyle
sustuk
göz göze,
kalp kalbe
değdiğinde zaten
gereksizdi kelimeler
hatta nefes almak bile
ucunda kokunu duymak olmasa